NBA Logo Tarihçesi ve Basketbolun Arkasındaki Matematik

Melisa Tuğçe Haspolat

Yıllardır değişmeyen NBA logosunun neyden ilham alınarak ve kim tarafından tasarlandığını merak ettiniz mi? NBA denince aklınıza ilk ne geliyor? NBA markası nasıl oluşmuştur? NBA takım logolarının tarihsel değişim süreçleri nasıl gelişmiştir? Maçlardaki en iyi hareketlerinin ardındaki matematik nasıl çözülmüştür? Efsanevi logonun geçmişi, tasarımın hikayesindeki yatan gizemi ve NBA takımlarının başarılı oyun taktiklerini; bu soruları yanıtlayarak, neleri bilmeniz gerektiğini anlatacağım.

NBA denilince ilk akla gelenler; ligin Where Amazing Happens (İnanılmaz Olaylar) sloganı, ilgi çekici logosu ve tarihe adını altın harflerle yazdırmış oyuncular gelmektedir. Tarihe yolculuk yaparak, bu ligin nasıl oluştuğunu ve bilinmeyen gizemleri keşfedelim.

Bir zamanlar ABD sınırlarında iki farklı basketbol ligi vardı. Biri 1937’de kurulan National Basketball League yani NBL, diğeri ise 1946’da kurulan Basketball Association of America yani BAA. 1949’da BAA önderliğinde iki lig birleşerek 17 takımdan oluşan yeni ulusal bir lig (NBA) oluşturulmuştur. Bu takımlar arasında güç, mücadele ve benzeri etkenlerden dolayı oluşan farkların fazla oldu ve bir sonraki yıl lig 11 takıma; daha sonra ise 8 takıma düşürülmüştür. Buna rağmen oyunu hızlandırmaya yarayan 24 saniye kuralı ve yetenekli Afro-Amerikan oyuncularla kontrat imzalanmaya başlanmasıyla birlikte 1950’lerin ortalarında lige olan ilgi oldukça artarak marka haline geldi. NBA ligi, takımların kendilerine özgün logoları ve sloganlarıyla, özel tasarım formalar ve ayakkabılarıyla basketbol dünyasındaki zirve noktası olmuştur.

Wilt Chamberlain, Bill Russell, Jerry West, Magic Johnson, Michael Jordan, Allen Iverson, Kobe Bryant, LeBron James ve diğer sevgili NBA yıldızlarının arasında yaşanan çekişmeler, tutkuları, hırsları ve kendilerine özgü oyun stilleri, inanılmaz anlar, maçlarda kırılan rekorlarla basketbol severlerin hayallerini süsleyerek, çok sevilen ve ilgi duyulan bir lige dönüşmüştür. Eminim birçoğumuz NBA oyuncusu olma, maçlara gitme veya oyuncularla tanışma hayalini kurmuştur. Kimimiz bu hayalleri gerçekleştirmiştir. Diğer ülkelerde yaşayan NBA fanları ise geceleri uykularından fedakârlık ederek maçları izlemeye devam ediyorlar. Tüm basketbol severler ise başta NBA ve diğer basketbol liglerine duydukları ilgi sayesinde heyecanlarını paylaşarak güzel anılar yaşıyorlar.

NBA takımlarının bazıları hala aynı şehirde, aynı takım ismiyle devam ederken, zaman içerisinde bazen isimlerini bazen de şehirlerini değiştirdiler. Bu değişimler de tarihi olarak takımların logolarının evrimleşmesine yol açtı. Chicago Bulls, Orlando Magic, Miami Heat ve diğer bazı takımlar hala aynı logoyu kullanırken, Boston Celtics, New York Knicks, Los Angeles Clippers ve bazı takımlar ise akılda kalıcı olabilmek ve takımları dikkat çekici yapabilmek için birçok kez logolarını değiştirmişlerdir. Ek olarak, belki de bir çoğumuzun bilmediği bir bilgi daha aktaracağım. New Orleans Pelicans, logosunun tasarımı için dünyanın her tarafından tasarımcı basketbol severlere bir şans vermiştir. Gönüllü tasarımcılardan logo yaratmalarını isteyen Pelicans yönetimi, elemelerden geçen logoları jüri karşısına sunmuş ve internet üzerinden yapılan oylama ile en yüksek oyu alan logoyu takım logosu olarak kabul etmiştir. Logo tasarım yarışmasını kazanan kişi ise bir Türk tasarımcısı olan Sayın “Eren Gürbüz” olmuştur. Gürbüz, özgün tasarımıyla bizleri gururlandırmakla kalmayıp NBA takımlarının logo evrimi serüvenine tarihi ve önemli bir katkıda bulunmuştur.

Boston Celtics’in isim hikayesi bir esinlenme sonucu ortaya çıkıyor. 1946’da kurulan bu takımının kurucusu olan Walter Brown, 1920’li yıllarda faaliyet gösteren Original Celtics takımını çok sevmektedir. Onlar gibi popüler ve tutkulu basketbol ruhuna sahip bir takım kurma hayali olduğu için takımına Boston Celtics ismini vermiştir. Aslında takım için düşünülen birkaç isim daha vardı. Bunlar; Whirlwinds, Olympians ve Unicorns. Fakat Walter Brown’ın hayranlığı yüzünden diğer seçenekler hiç düşünülmemiştir. Logodaki Lucky adlı maskot, İrlanda kökenli bir cindir. İnanca göre bu cin ve yonca yaprak deseni takıma şans getirmektedir.

Chicago Bulls’ın logo ve isim hikayesi ise 1966’da lige adım atmasıyla başladı. Takımın kurucusu Dick Klein, bir fikir ortaya atar. Chicago’nun o dönemlerde Amerika’nın et başkenti olarak bilinmesi ve de bununla birlikte takımın maçlarını oynayacağı salonun et depo alanlarına çok yakın olması sebebiyle bunu çağrıştıran bir isim olmasını istemiştir. Klein ilk olarak Matadors veya eşanlamlısı Toreadors olan isimlerini düşünmüştür. Ancak küçük çocuğu bu isimleri beğenmemiş ve Bulls olarak adlandırılmasını istemiştir. Bu öneri çok beğenilerek kabul edilmiştir.

Cleveland Cavaliers yönetimi, 1970’de şehrin yerel gazetesinde bir isim yarışması düzenledi. Yarışmayı, “Ne olursa olsun korkusuzca savaşan ve teslim olmayan.” anlamına gelen “Cavaliers” kelimesi kazandı. Bu slogandan yola çıkarak takımın logosunu kılıç amblemi ve keskin yazı fontuyla korkusuz ve pes etmeyen bir takım imajı verilmiştir.

Utah Jazz ismini duyduktan sonra, “Bu takımın Jazz ile ilgi bağlantısı ne olabilir ki?” şeklinde sorular aklınızda belirlenebilir. Şöyle ki; takıma önceden caz müziğin başkenti olan New Orleans, ev sahipliği yapıyordu. 1974’te düzenlenen isim yarışması sonucunda takıma bu isim verildi. Günümüzden bugüne logoda bir kaç değişiklik yapılsada şehrin en önemli simgesine sahip çıkıldı. Kısa bir süre sonra takım, caz ile alakası olmayan Salt Lake City’e taşındı fakat ismini korudu.

Dallas Mavericks takımı, lige 1980’de katıldı. Yatırımcılarından biri olan James Garner, Mavericks dizisinde aynı zamanda bir oyuncuydu. Bunun medyatik bir getirisi olarak takım için düşünülen “Wranglers” veya “Express” isimlerinin yanında “Mavericks” adları düşünülüyordu. Dolasıyla James Garner’ın oynadığı Maverick karakteri takıma ismini verilmesine etken olmuştur. Takımın logosu, Teksas’ın şehrinin kimliğini yansıtır. 2002’de mevcut Mavericks logosundaki renk ve kurguda değişiklikler yapılarak, aygır kafası görünüm sayesinde klasik ve akılda kalıcı bir logoya dönüşmüştür.

Yazımın ilk başında sorduğum soruların cevaplarını öğrenmeye devam edelim. NBA yönetimi, daha çok tanınmak için özgün, minimalist, akılda kalıcı ve çekici bir logo tasarımı arayışına girmişlerdir. NBA yöneticileri, Siegel+Gale’in kurucusu Alan Siegel ile anlaşarak NBA logosunu tasarlamasını istemişlerdir. Bu teklif üzerine Siegel bu yeni logo hakkında ilham almak için spor magazin fotoğrafları arşivlerini tararken karşısına çıkan Lakers’lı All-Star oyuncu Jerry West’in fotoğrafı dikkatini çekmiştir. Tasarım konusundaki ilk adımlar: ilham almak, logoyu altın oran ve tasarım ilkeleriyle tasarlamaktr. Bu konuyu size yazının ilerleyen bölümlerinde ayrıntılı bir şekilde açıklayacağım. Şimdi ise serüvenimize kaldığımız yerden devam ediyoruz. Tanıdık olduğumuz bu fotoğraf karesi, Jerry West’in maç sırasında topu sürdüğü andır. Bu fotoğraf ilham alınabilecek birçok özelliğe sahipti. Dinamik, dikey, altın oran ve oyunun özünü anlatan tarihi bir an…

Logonun ana hatlarını oluşturduktan sonraki adım ise NBA markasının kurulsal kimliğini yansıtacak bir veya birkaç renklerle bütünlüğü bozmayacak şekilde seçilmesi gerekiyordu. Jerry West’in silueti (beyaz), kırmızı ve mavi renkler birleştirilerek ortaya başarılı bir logo yaratılmıştır. Logo’yu dikkatli bir şekilde incelediğinizde altın oranı fark edebilirsiniz. Bu hikâyenin bir de gizemli bir yönü var. Logonun tasarımcı olan Siegel, konuyu kişiselleştirmemek veya başka bir sebepten ötürü Jerry West’ten ilham aldığını inkar etmektedir. Kendisi Logodaki siluetin bir kişi ya da takımla ile tanımlanmasının yanlış olduğunu düşünmektedir. Empati kuracak olursak; Siegel belki de başka kişilerin görüşlerinden olumsuz eleştiri almamak için ve kişisel bir mesele olarak algılanmaması için ilham kaynağını saklamak istemiş olabilir. Öte yandan NBA yöneticilerinden David Stern ise bu logoda kullanılan siluetin, West’e ait olduğuna dair ellerinde bir kayıt ya da kanıt olmadığını açıklamıştır. Tasarımın arkasındaki spekülasyonlar veya açıklamalar ne olursa olsun geçmişten bugüne dünya çapında yıllık milyar dolarlık bir gelire sahip olan NBA kurumu, hem ürünleri hem de logosuyla yaratıcı ve muazzam değerlere sahip olduğunu bizlere kanıtlıyor. 

Siegel+Gale’in kurucusu Alan Siegel

Sürükleyici, gizemli ve tarihi bir NBA serüveni yaptıktan sonra vektörel logo tasarım ile basketbolun matematiği hakkında daha fazla bilgi öğrenmek istiyorsanız yazıyı okumaya devam edin.

Logo tasarımı bir marka açısından çok önemlidir. Hedef kitleyi amaçlamalıdır. Markanın kimliği ilk olarak logo ile yansıtılır. Tasarladığınız logo, markanızın tarzını ve yaratıcılığını hissettirilmelidir. Bir tasarımın beş temel ilkesi bulunmaktadır. Bunlar: denge, orantı ve görsel hiyerarşi, görsel devamlılık, vurgulama ve bütünlük. Tasarım hazırlanırken denge, orantı ve görsel devamlılık bir bütünlük içerisinde iyi bir vurgulamayla verilmelidir. Gelelim konunun matematiksel boyutuna. Altın oran, doğadaki tüm varlıkların yapısında ve şeklinde bulunan özel bir orandır. Bir düz çizgi veya dikdörtgen boyutunun ikiye eşit olmayarak bölmesinden çıkan yeni ölçünün, bölmeden önceki olan toplamına eşit olan toplamdan çıkan orantıdır. Mısırlılar ve Yunanlılar tarafından asırlarca mimari ve sanat alanındaki eserlerde uygulanmıştır. İnsan vücudu, deniz kabukları, bitkiler ve ağaç yapraklarında bu oranı görürüz. İşin matematik boyutunu detaylı bir şekilde anlatmamının sebebi ise basketbolun ardındaki matematiği çözerek NBA takımlarına analiz çıkaran bir yazılımın olmasıdır. Hareket eden nesnelerin matematikle birleştirilmesi ile sonsuz şekilde yorumlanabilmesi üzerine güzel bir Tedx konuşmasını paylaşmak istiyorum sizlerle. Bu konuşma basketbol üzerinden anlatılmış ve NBA’ de bu tip analizlerin artık tüm takımlar tarafından sıklıkla kullanıldığını biliyoruz. Peki, gelebilecek her noktada hareket eden tüm insanların hareketleri yorumlanabilirse avantajlar ve dezavantajlar neler olurdu?

Aşağıdaki görsellerden geçmişten günümüze başarılı olan bazı markalara ait olan logo tasarımlarının evrimsel süreçlerini görüyorsunuz.

Bilimde, teknolojide, matematikte, müzikte, sanatta, sporda ve diğer tüm dallarda aslında tıpkı doğada olduğu gibi madde ve enerji unsurlarından oluşur. Basketbol oyuncuları ile basketbol severlerin gözünde NBA ve Euroleague, bir sanat dalından farkı yoktur. Tutku, hayalperest, cesur, hırs ve dinamizm yetenekleri hepimizin kanında var. Bu sayede birbirimizi çekiyoruz ve iş birliği yaparak takım oyunu kurabiliyoruz. Bir sonraki yazımda görüşmek üzere…

Bunlar da ilginizi çekebilir: